tr2 keyboard_arrow_down
keyboard_arrow_left Tüm Haberleri Görün

Son Haberler

19 Sep, 2022 /
Erol Özmandıracı
Nefes Alıp Veren Bir Deneyim “42 Maslak”
Erol Özmandıracı'nın özel olarak kaleme aldığı Nefes Alıp Veren Bir Deneyim 42 ...
19 Sep, 2022 /
Bengisu Akbulut
132 Yıllık Bir Uykuya Var Mısınız?
Bengisu Akbulut, cinsiyet eşitsizliği konusu hakkındaki düşüncelerini Digital Netw...
15 Sep, 2022 /
Ahmet Yanıkoğlu
Klasik Ofis Kavramı Tarihe Karışıyor
Ahmet Yanıkoğlu, dijital dönüşümün klasik ofis kavramı üzerindeki etkilerini Di...
13 Sep, 2022 /
Prof. Dr. Ali Hepşen
Gayrimenkulün Hanehalkı Açısından Önemi
Gayrimenkulün Hanehalkı Açısından Önemi konusunu Prof. Dr. Ali Hepşen Digital Net...
12 Sep, 2022 /
Mustafa Akdoğan
Atıl Mülkler Nereye Gidiyor?
Mustafa Akdoğan'ın DNA'ya özel kaleme aldığı yazısı Atıl Mülkler Nereye Gidiyo...
AHMET YANIKOĞLU
/ 04 Apr, 2022
keyboard_arrow_left Tüm Haberleri Görün

DÖNÜŞÜM İÇİNDE YOLUNU BULMAK

Dönüşüm İçinde Yönünü Bulmak
Değişmeyen tek şeyin değişim olduğu çok uzun süredir iş hayatında geçerliliğini ispatlamış bir slogan. Bir zamanlar, şirketler içindeki değişim projelerine direnç gösterenleri ikna etmek için kullanılan bu ifadeye karşı çıkan kimse kalmamıştır herhalde. Ancak, son yıllarda devreye giren, birbiriyle içiçe geçen ve giderek şiddetlenen değişim döngüleri en ateşli değişim taraftarlarını bile endişelendirecek bir hal aldı.

Perakende sektöründeki yöneticiler için en kritik konu bu karmaşıklığı yönetebilmek, ortaya çıkan çok çeşitli değişim ve dönüşüm kuvvetlerini anlamaya çalışırken, uzun yıllar boyu elde edilen kazanımları riske atmadan nasıl bir adaptasyon programı izlemek gerektiğini tespit etmek haline geldi. Çok kanallı perakendecilik için girişilmiş birçok esaslı proje yürütülmekteyken, pandeminin de etkisiyle, hem bunların hızlandırılması gerekiyor hem de uyum sağlanması gereken birçok yeni dönüşüm ekseni ortaya çıkıyor.

Say say bitmeyen dönüşüm trendleri
Bu durumu yönetebilmenin ilk adımı, hangi değişim döngülerinin içinde bulunduğumuza dair bir analiz ile, öncelikle bunları listelemek olmalı:
  • E-ticaret ile fiziksel perakende kanallarının arasındaki bariyerlerin yok olup tüketiciler için sonsuz kullanıcı kolaylığı sağlayan yeni nesil perakende paradigmasına geçiş ve bunun perakendeciliğin ticari, operasyonel ve iletişim süreçlerinde ve teknolojik altyapısında gerektirdiği dönüşüm,
  • Şirketlerin varoluş amaçlarını yeniden ele almaları ve sürdürülebilir bir dünyaya uyum ve olumlu katkı için gerçekleştirmeleri gereken dönüşüm,
  • Pandemi ile iyice yerleşen yeni çalışma şartlarına, yeni çalışan profillerine ve çalışanların taleplerine cevap verecek şekilde çalışma hayatının uyarlanması
  • Pandeminin ortaya çıkardığı, şimdiye kadar öngörülemeyen risk alanlarının da değerlendirilmesiyle tedarik zinciri çerçevelerinin daha esnek, daha çevik ve daha çeşitli olacak şekilde yeniden yapılandırılması
  • Uzun yıllar etkisini devam ettirecek gibi görünen enflasyonist ortamda şirketlerin devamlılığını sağlayacak şekilde katma değer zincirlerinin ve iş modellerinin uyarlanması
  • Avatarlardan oluşan yeni tüketicileri, NFT’lerden oluşan yeni ürünleri, envai çeşit coin’den oluşan yeni ödeme araçları ve henüz adı bile konmamış birçok boyutuyla Metaverse’e giriş
Global ölçekte etki eden bütün bu değişim döngüleri arasında bir yöneticinin yönünü ve önceliklerini tayin etmesi; şirket için gereksiz riskler doğuracak maceralar ile, hareket etmekte geç kalındığı takdirde şirketi büyük bir değer üretme potansiyelinden mahrum bırakacak elzem dönüşüm projeleri arasındaki ayırımı sağlıklı bir şekilde yapabilmesi başarılı bir liderlik için en kritik unsurlar olacak. 
 


 
Daha geniş bir perspektiften bakma ihtiyacı
Bu gibi öngörülmesi zor olan dönemlerde, ortamın sıcaklığına ve perakende ekosistemi içinde yer almak için her türlü ikna metodunu kullanan yeni oyuncuların tahriklerine kapılmadan, olabilecek en doğru yöndeki adımları atabilmek için olaya daha geniş bir perspektiften bakmak şart. Böyle bir perspektiften bakınca görülüyor ki perakendenin tarihi yeniliklerin tetiklediği benzer dönüşüm dalgalarıyla dolu. Dünya geliştikçe değişen şey dalgaların şekli ve davranışı değil, süreleri. Bizim de aşina olduğumuz geçtiğimiz yüzyıldaki dönüşüm dalgaları 40-50 yılda devirlerini tamamlarken 21. Yüzyılda bu süreler üçte birine kadar kısalmış gibi görünüyor.

Formül pek değişmiyor
Dönüşüm dalgalarının tipik karakteri icabı, yenilikleri erkenden sahiplenip içselleştiren işletmeler dalganın hızla yükselmesini sağlıyor. Bir süre sonra, endüstrinin içinden veya dışından çok sayıda oyuncunun da katılımıyla benzer çözümler arasında amansız bir rekabet oluşuyor. Dalganın tepe noktasına doğru yaklaştıkça görülüyor ki yeniliklerin sağladığı platform değişiklikleri hiçbir şekilde başarıyı garanti etmiyor. Yeniliklerin ortaya çıkışından itibaren hızla yerleşen yeni nesil perakendecilikte de başarının formülü değişmiyor:
  1. Değişen tüketim kalıpları içinde ortaya çıkan fırsatı doğru tespit etmek,
  2. Bu fırsata cevap vermek üzere rekabete göre farklılaşan bir çözüm üretmek,
  3. Bu çözümü yükselen yeni nesil perakende platformu üzerinde uygulamak.

Başarı formülü ve yukarıdaki sıralama gayet net olmasına rağmen, yeniliklerin birbiri ardına geldiği dalgaların yükselme dönemlerinde, öncüler ile aradaki farkı bir an önce kapatma baskısıyla işe en son adımdan, yani, devasa yatırımlarla yeni bir platform oluşturma aşamasından başlamak çok rastlanan bir hata. Sonuç olarak, benzer yatırımları yapma gücü olan herkesin sahip olabileceği pahalı bir altyapı üzerinde, başka oyuncuların çoktan keşfettiği ana fırsatlardan ve çözümlerden geriye kalanlar ile yetinmek zorunda kalan çok sayıda verimsiz işletme ortaya çıkıyor.

İçinde bulunduğumuz dönüşüm fırtınaları arasında bir başarı hikayesi üretmek isteyen perakende liderlerinin bu temel formülü ve sıralamayı doğru ele alıp basiretle şirketlerini yönlendirmeleri gerekiyor.

Girişimciliğin ve değer yaratmanın mutlak çıkış noktası olan fırsatları yakalamak için nasıl bir süreç izlenebileceği ve bu fırsatların nasıl somut iş fikirlerine dönüştürülebileceği de bundan sonraki yazıların konusu olsun.


 
**Bu yazı Ahmet Yanıkoğlu tarafından Digital Network Alkaş için özel olarak kaleme alınmıştır. İzinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılmaz.

 
İşlem Devam Ediyor, Lütfen Bekleyiniz
Loading...