tr2 keyboard_arrow_down
keyboard_arrow_left Tüm Haberleri Görün

Son Haberler

19 Sep, 2022 /
Erol Özmandıracı
Nefes Alıp Veren Bir Deneyim “42 Maslak”
Erol Özmandıracı'nın özel olarak kaleme aldığı Nefes Alıp Veren Bir Deneyim 42 ...
19 Sep, 2022 /
Bengisu Akbulut
132 Yıllık Bir Uykuya Var Mısınız?
Bengisu Akbulut, cinsiyet eşitsizliği konusu hakkındaki düşüncelerini Digital Netw...
13 Sep, 2022 /
Prof. Dr. Ali Hepşen
Gayrimenkulün Hanehalkı Açısından Önemi
Gayrimenkulün Hanehalkı Açısından Önemi konusunu Prof. Dr. Ali Hepşen Digital Net...
12 Sep, 2022 /
Mustafa Akdoğan
Atıl Mülkler Nereye Gidiyor?
Mustafa Akdoğan'ın DNA'ya özel kaleme aldığı yazısı Atıl Mülkler Nereye Gidiyo...
08 Sep, 2022 /
Aret Vartanyan
İlham Veren Lider
'İlham Veren Liderlik' yolculuğunun temel yapı taşlarını Aret Vartanyan'ın gözü...
Ahmet Yanıkoğlu
/ 15 Sep, 2022
keyboard_arrow_left Tüm Haberleri Görün

Klasik Ofis Kavramı Tarihe Karışıyor


Pandeminin etkisi büyük ölçüde ortadan kalkmasına rağmen perakendeciler hala 2019 yılındaki işlem sayılarını tam olarak yakalayabilmiş değiller. Elbette bunda yaşadığımız enflasyon fırtınası içinde eriyen satınalma gücünün etkisi büyük. Mağaza kategorilerine göre yapılan analizlerde alışveriş merkezi mağazalarının, turist hareketinin de yardımıyla, 2019 işlem sayılarının üzerine çıktığını, ticari caddelerde de o seviyelere yaklaştığını gözlemliyoruz. Ancak ofis bölgelerinde ve işe geliş gidiş hareketine dayanan toplu ulaşım merkezleri civarındaki mağazalarda 2019 yılı işlem sayılarına göre %20’lere varan bir açık hala var. Nitekim, ofis binalarındaki çalışan nüfusu 2019 yılına göre hatırı sayılır oranda azalmış durumda.

2010’ların ortalarına doğru, teknolojik altyapının da gelişmesine paralel olarak artan uzaktan çalışma veya hibrit çalışma fenomeni pandemi ile büyük bir ivme kazandı ve pandemi sonrasında artık iyice yerleşmiş gibi görünüyor. En son haberlere göre büyük şehirlerimizde son yıllarda sayısı hızla artan ofis binalarındaki fazla alanın konuta dönüştürülmesi planlanmaya başladı. Dijital dönüşümle beraber ofis kavramı zaten köklü bir değişim içine girmekteydi. Pandemi bu açıdan çok güçlü bir hızlandırıcı etkisi yaptı ve firmaların dönüşüm planlarını önceliklendirmelerini sağladı. Bunun sonucunda, işin fiziksel boyutunda, zaten hazır olan teknolojilerin de yardımıyla hızlı bir dönüşüm oldu. Ancak, kurulmakta olan yeni yapı içinde iş yapış şekillerinin uyarlanması konusunda daha yapacak çok şey var gibi görünüyor. 

Yeni düzende verimli çalışma metodlarının değişimini kavrayabilmek için şimdiye kadarki düzendeki ofisin fonksiyonunu irdelemekte yarar var. Tipik bir iş organizasyonunda kabaca dört seviyeden bahsedilebilir. Stratejinin oluşturulmasını ve uyarlanmasını sağlayan Üst Yönetim (Genel Müdür, Direktörler) seviyesi; stratejiyi aksiyona çeviren ve aksiyonları koordine eden Orta Kademe Yönetim (Müdürler) seviyesi; ekiplerin süpervizyonunu ve yönlendirilmesini sağlayan Süpervizör (Şefler) ve belli bir konuda uzmanlıkları ile katkıda bulunan Uzman seviyesi; aksiyonları yerine getiren Operasyon seviyesi. Doğal olarak şirket nüfusunun çok büyük kısmı da Operasyon seviyesindeki çalışanlardan oluşuyor. Klasik ofis kavramı, esasen, Operasyon seviyesine yer sağlamanın yanında bu ekiplerin etkin bir şekilde süpervizyonu için ortaya çıkmış fiziksel bir çözüm. İşlerin operasyon çalışanlarına dağıtılması, çeşitli birimlerin iş üretimlerinin nitelik ve zaman olarak hizalanması, birimler arasındaki iletişim ihtiyaçlarının karşılanması ve parçalar halinde yapılan işlerin konsolide edilerek tamamlanmasını gözeten süpervizyon olgusunun en efektif biçimde yapılabildiği bir ortam olarak ofis kavramı ortaya çıkmış ve bu işlerin yerine getirileceği şekilde kurgulanmıştı. 

Dijital dönüşüm, her konuda olduğu gibi, işlerin süpervizyonunda da köklü bir değişiklik getirdi. İşler yazılımlar tarafından yürütülen süreçler üzerinden akmaya başladı, işin yerine getirilmesi için gereken girdiler ve üretilen çıktılar dijital belgelere dönüştü. Dönüşümde ileri seviyeye erişmiş sektörlerde standart bir dijital süreç üzerinde akmayan bir iş neredeyse kalmamış durumda. Diğer firmalarda da bu hedefe yönelik çok sayıda proje ile henüz boşlukta olan alanlar hızla yazılım bazlı süreçlere aktarılıyor. İşlerin koordinasyonunun bu şekilde dijitalleşmesi doğal olarak fiziki süpervizyon ihtiyacını hızla azaltıyor ve, dolayısıyla, bu amaçla ortaya çıkmış olan klasik ofis kavramının sonunu getiriyor. 

Ofislerin kapalı olduğu pandemi döneminde uzaktan çalışma pratiği iyice yerleşmiş oldu. Ancak, dijital bazlı iş akış süreçlerini tamamlayamamış veya süreçleri arasında hala boşluk alanları bulunan firmalar işlerin ve çalışanların süpervizyonu konusunda epeyi zorlandılar. Pandemiden çıkılıp uzaktan çalışmanın artık yerleşmiş bir norm olarak kullanılmasıyla eskiden ofis ortamında gerçekleştirilen süpervizyon faaliyeti için yeni metodlar da devreye girmeye başladı. Geçenlerde New York Times’ta yer alan bir haber-araştırma (Rise Of The Worker Productivity Score, NYT, 14 Ağustos 2022) şöyle başlıyordu: “Çeşitli iş kolları ve gelir düzeylerinde, giderek artan sayıda çalışan [dijital olarak] izleniyor, kaydediliyor ve derecelendiriliyor. Şirketlere göre bu şekilde elde edilen şey, verimlilik. Peki ama kaybedilen ne?”

Sonuç olarak, dijital dönüşüm, yalnız fiziksel ofislerin küçülmesine yol açmıyor. Aynı zamanda, robotik süreçler tarafından yürütülen, çalışanın neredeyse her tuş vuruşunu takip eden, değerlendiren ve hatta ücretlendirme parametrelerini dahi bu değerlendirmelere göre düzenleyen yeni nesil bir çalışma şeklinin doğmasına yol açıyor.


 

İşlem Devam Ediyor, Lütfen Bekleyiniz
Loading...