tr2 keyboard_arrow_down
keyboard_arrow_left Tüm Haberleri Görün

Son Haberler

19 Sep, 2022 /
Bengisu Akbulut
132 Yıllık Bir Uykuya Var Mısınız?
Bengisu Akbulut, cinsiyet eşitsizliği konusu hakkındaki düşüncelerini Digital Netw...
15 Sep, 2022 /
Ahmet Yanıkoğlu
Klasik Ofis Kavramı Tarihe Karışıyor
Ahmet Yanıkoğlu, dijital dönüşümün klasik ofis kavramı üzerindeki etkilerini Di...
13 Sep, 2022 /
Prof. Dr. Ali Hepşen
Gayrimenkulün Hanehalkı Açısından Önemi
Gayrimenkulün Hanehalkı Açısından Önemi konusunu Prof. Dr. Ali Hepşen Digital Net...
12 Sep, 2022 /
Mustafa Akdoğan
Atıl Mülkler Nereye Gidiyor?
Mustafa Akdoğan'ın DNA'ya özel kaleme aldığı yazısı Atıl Mülkler Nereye Gidiyo...
08 Sep, 2022 /
Aret Vartanyan
İlham Veren Lider
'İlham Veren Liderlik' yolculuğunun temel yapı taşlarını Aret Vartanyan'ın gözü...
Erol Özmandıracı
/ 19 Sep, 2022
keyboard_arrow_left Tüm Haberleri Görün

Nefes Alıp Veren Bir Deneyim “42 Maslak”

Türkiye, bildiğimiz anlamdaki modern alışveriş merkezi kavramı ile 1988 yılında bir başka değişle 35 sene önce tanıştı. Güvenli, temiz, ferah, yazın serin kışın ise sıcak, konforlu bir ortamda ailecek keyifle alışveriş yapma imkânı sunan bu dev, albenili binalar bir anda çok sevildi. Öyle ki bugüne geldiğimizde, sadece İstanbul’da 150 adet irili ufaklı alışveriş merkezi, gittikçe zorlaşan ve çeşitlenen rekabet ortamında ziyaretçilerine farklı, yenilikçi hizmet sunmanın mücadelesini veriyor. İstatistiklere göre 1000 kişiye düşen kiralanabilir Alışveriş Merkezi alanında  Avrupa’ya kıyasla oldukça geride olan Türkiye, marka, ürün ve hizmet çeşitliği açısından  nicelik, aynı zamanda nitelik olarak zenginleşemediğinden ve ebetteki diğer bir çok farklı sebepten, ne yazık ki alışveriş merkezlerinin çoğunu lokalleşmeye, rijit değişimlere mecbur kılıyor. Geçtiğimiz 35 yıllık süreç içerisinde sayıca çoğalan alışveriş merkezleri hedef kitleleri, marka karmaları, baskın ürün grupları ve farklı işlevleriyle belirli kategorilerin de oluşmasına sebebiyet verdi. Aslında çok doğal ve normal olan bu büyüme sürecinde, yaşam merkezleri, moda merkezleri, outletler, karma işlevli merkezler, hipermarket,  gastronomi ya da eğlence odaklı merkezler hayatımızda yerini almaya başladı. Peki, çağın en hızlı ve şiddetli değişimlerini yaşadığımız, beklentilerin sürekli farklılaştığı, alışverişin boyut değiştirdiği, zevk ve tercihlerin iyice kişiselleşmeye başladığı, farklı olmanın, birey olmanın daha da ön plana çıktığı bu dönemde, sunulan somut ve soyut arzlar, karakterize edilmiş talepleri ne zamana kadar ve ne kadar karşılamaya devam edecek/edebilecek? Ya da para harcatmayı felsefe edinmiş kapitalizm, bu ticari birimlerde, yeni dünya düzeni içerisinde,  algısı, tercih sebepleri hızla değişmiş ve gelişmiş müstakbel tüketiciye aynı hızda değişmiş ve gelişmiş cazip ne sunabilecek?  Bu tüketiciyi mevcuttakinden sıkılmaya başlamadan, elinde tutmayı nasıl başarabilecek?

Bu noktada belki de daha konsept, yani belirli bir fikir veya tarzlara uygun Alışveriş Merkezi  modelleri imdada mı yetişecek? Amacı görmek ya da görünmek olmayan, vitrinlerde yer alan renk, model ya da kombinlere dayatılmak istemeyen, görüntü, ses, hatta koku kirliliğinden, kaostan arınmış sade, minimalist, rafine bir mekânda daha mahremde kalarak, sakin bir ortamı her anlamda yorulmadan üstelik de küçük dostları onlara eşlik ederken deneyimlemek isteyenlere göre tasarlanmış alışveriş merkezleri… Kendini duyurmak için zorlama itici ya da destek güçlere ihtiyaç duymayan, hedef kitlesini oluşturmak zorundalığını hissetmeyen, tam tersi, kitlelerin hedefi olan, nicelikten çok nitelik odaklı, alışılagelmişin dışında ürün ve hizmetler sunan, ziyaretçide his ve algı yaratan karakteristik mekânlar. Anlatısı bol eserlerin yer aldığı sanat galerilerinin, chill out mekânların, yerel ve butik tasarımcılara ayrılmış perakende alanlarının, tanımış şeflerin elleriyle hazırladığı, başka hiçbir yerde aynı lezzetin bulunamayacağı, Türkiye’nin 81 ilini 22 yöresini temsil eden, 6.000 m2 ye yayılmış artizan, yöresel mutfaklarının, sağlıklı yaşama odaklı kişiye özel fonksiyon modeller sunan türevsel spor alanlarının, her zevke hitap eden eğlence, müzik mekanlarının, keyifli cafe restoranların, butik konserlerin, çocuklara özel tasarlanan oyun, etkinlik ve atölye alanlarının bulunduğu, sadece teknoloji ile değil, doğayla  inşa edilmiş, adeta ben başkayım sen başkasın diyen güler yüzlü nefes alıp veren binalar…
                                                                                                                                     
Sizi, 42 Maslak Alışveriş Merkezi’ne davet ediyoruz…

İşlem Devam Ediyor, Lütfen Bekleyiniz
Loading...