tr2 keyboard_arrow_down
keyboard_arrow_left Tüm Haberleri Görün

Son Haberler

22 Nov, 2022 /
Ersun Bayraktaroğlu
Çevresel, Sosyal, Kurumsal Yönetişim (ESG), Sürdürülebilirlik, İklim Değişikliği ve Gayrimenkul Dünyası
Ersun Bayraktaroğlu'nun DNA'ya özel kaleme aldığı yazısı yayımlandı.
21 Nov, 2022 /
Aret Vartanyan
Doğanın Kurallarından İş Dünyasına Hayatta Kalmanın Özü: Çeviklik
Aret Vartanyan, kurumsal dünyada çevikliğin önemine değindiği ve Digital Network A...
15 Nov, 2022 /
Tunç Berkman
Yetenekli Çalışanlar ve Sessiz İstifa
Yetenekli çalışanları, değişime ayak uydurmayan firmalarda tutmak mümkün mü, bu...
07 Nov, 2022 /
Bengisu Akbulut
Kurumsal İletişimin Vazgeçilemeyen Çocuğu: PR
Bengisu Akbulut'un Kurumsal İletişimin Vazgeçilmeyen Çocuğu PR isimli blog yazısı...
27 Oct, 2022 /
Mustafa Akdoğan
İlana Güven(me) Meselesi
Mustafa Akdoğan'ın İlana Güven(me) Meselesi isimli blog yazısı yayında!
OBASE
/ 16 May, 2022
keyboard_arrow_left Tüm Haberleri Görün

PERAKENDEDE ENFLASYON ETKİSİNİ AZALTMAK VE TAZELİĞİ KORUMAK

Önce pandemi, sonrasında enflasyon oranlarının artışı müşteri talebini belirlemeyi iyice zor hale getirdi. Enflasyon nedeniyle daralan bütçesini en etkin şekilde harcamaya odaklanan tüketicilerin önceliği de, en iyi fiyata en taze ürünü bulmak oldu. Bu durum perakendecileri raf ömrü, yok satma, fazla stok bulundurma maliyeti, taze ürünler için imha edilme riski gibi problemler ile karşı karşıya getirdi.

Ortaya çıkan bu problemlerin olumsuz yansımalarını azaltmak için perakendecilerin, “Hangi sipariş gününde, ne kadar miktarda ürün sipariş etmeliyim?” sorusunu yanıtlayabilmeleri gerekiyor.  Bu nokta da farklı değişkenler kullanılarak oluşturulan çeşitli senaryolar ile en efektif yanıta ulaşmak mümkün olabilir. Bu noktada What-if analizi, perakendecilerin geçmiş verilere dayanarak bir sonraki hamlelerini en iyi şekilde belirlemesine yardımcı oluyor.

Örneğin, portföyünüzde farklı markalara ait süt ürünleri olduğunu düşünelim. Bu ürünlerden bazılarının kalitesi daha yüksek olduğu için fiyatları daha yüksek olacaktır. Tam tersi durum da söz konusu olabilir. Müşterinin seçiciliğinin artması ile birlikte kaliteli süt ürünlerinin satış hızının daha yüksek olmasını beklerken, tedarikçiler ile yaşanan problemler ya da nakliye sıkıntıları sebebi ile üründen belirlenen miktarda tedarik edemiyor olabilirsiniz. Bu durumda, sistemin belirleyeceği what-if senaryoları ile farklı seçenekleri değerlendirebilir, sizin için optimum olanı seçebilirsiniz.

Başka bir örnek verecek olursak; bir tedarikçinizin artan enflasyon oranlarına rağmen diğer dönemlerde aldığınızdan daha uygun fiyatlara (hatta enflasyon arttığı için bir önceki fiyattan) ürün verebileceğini düşünelim. Çünkü belki de tedarikçiniz yanlış bir planlama yaptı, elinde fazlaca stok var ya da o da kendi tedarikçisinden bir sebeple uygun fiyattan ürün aldı. Uygun fiyattan ihtiyacınızdan daha fazla ürün alabilirsiniz, ama ihtiyacınızdan ne kadar daha fazla almalısınız? Çünkü müşteri talebi sonsuz değildir, ürünler indirime de girse müşterilerinizin alabileceği ürün adeti sayısı belirlidir/sınırlıdır.

Bu aşamada veriden en doğru şekilde yararlanabilme yetkinliği devreye giriyor. Biz tüm bu gibi süreçlerin yönetimi için geliştirdiğimiz sistem ile perakendecilerin etkin karar vermelerine yardımcı oluyoruz. Değişen fiyat vb. parametrelerinin sisteme girilmesi ile anlık olarak da değişen paremetrenin müşteri talebine etkisini belirliyoruz. Bu sayede, değişen parametrelerin potansiyel etkisi ölçümlenerek taze ürünlerdeki imha edilme oranları minimize edilmiş, yok satma ve atıl stok birikmesi durumlarının önüne geçilmiş oluyor. Detaylı bilgi için Obase Replenishment sayfasını ziyaret edebilirsiniz. 

İşlem Devam Ediyor, Lütfen Bekleyiniz
Loading...